Yine Mi Güzeliz Yine Mi Çiçek

13 Şubat 2010 – 13:58

Seninle ilk tanıştığımda henüz 12 yaşımdaydım, ilkokul mezuniyet balomda babamın kadehindeydin ve ben ondan bir yudum almıştım. Gerçek muhabbete o zaman başladım. Tabi sonrasında araya yıllar girdi. Yaşım ilerledi ve beklenen günler geldi.

Şimdi geriye doğru baktığımda gittikçe sanal bir dünyaya kayıyoruz. Tabi bu durumda gerçek dostlarla gerçek ortamları paylaşmanın değeri daha da artıyor. Yanında sen de varsan eğer tadından yenmiyor, ha bir de balık (:

Gerçek sofralarda gerçek arkadaşlarla ettik senin muhabbetini. Biz içtik sen konuşturdun, konuştukça içmeye devam ettik. Şöyle bir baktığımda çok güzel çakırkeyflikler var zihnimin köşelerinde. İzmir’de, İstanbul’da ya da Mersin’de yaşanmış. Hepsi ayrı dostlarla, arkadaşlarla ama hepsinin muhabbetindeki tad birbirine yakın. Sanırım nedeni aynı ağız tadıyla yaşanan muhabbetler.

Şimdi Uğur iyi, hoş, güzel de bunları neden yazıyorsun dersen nedeni basit. Yeni Rakı ‘Gerçek Sofralar, Gerçek Muhabbet’ başlığı altında yazan blogger’larla toplaşıp güzel bir gece yaşatacak bizlere. Eğer sen de yazıyorsan bir yerlerde tıkla yakupabi.com‘a ve öğren detayları. Güzel olacağını tahmin ettiğim gerçek rakı sofrasında tokuştur kadehini, kadehime. İçelim güzelleşelim.

Bu yazının başlığını da minikim Volkan’a ithaf ediyorum. Aynı başlıkta yaz bir yazı sen de Volkan’ım, tekrar birlikte söyleyelim bu şarkıyı Yeni Rakı’nın gecesinde.

Ayrılık

10 Şubat 2010 – 05:10

Zavallı yüreğim

Hani bitirmiştin her şeyi

Hani bakmayacaktın sevdanın yüzüne

Hani hep burada baş başa olacaktık?

Acıdan uzak…

Yine dayanamadın koştun o yalan dünyaya

Yine sıkıştırdın kendini.

Sonunda kaldık yine baş başa

Beni bir daha terketme yüreğim

Gitme başka kollara.

—-

Uğur Samsa – 10.02.2010 – 04.08

Gözyaşı

01 Şubat 2010 – 20:09

Uzak kalma bana bu kadar

Uzak olmasın sevdalılar

Nefesim değil

Nefesin olsun dudaklarımda

Ayaklarım basmasın yere

Sabahlar acıtmasın canımı

Gözyaşlarımın hepsi akmasın

Biriksin biraz geleceğin gün için

Sevinçten aksın birazı

Kalmışsa eğer…

Uğur Samsa

Galatasaray – Gaziantepspor 24 Ocak 2010

25 Ocak 2010 – 01:09

Bugün Galatasaray’ımın Gaziantep ile olan maçını izlemek için stada gittim. Dondurucu hava ve yağan kar’a aldırmadan destek vermek için düştük yollara (: Yalnız maç çıkışı aklıma geldi. Bu benim Ali Sami Yen’de izlediğim bu ikinci Galatasaray maçı. İlk maç yine bir Gaziantep maçıydı ve ben bunu maç bittikten sonra anca düşündüm (:

Soğuktan ve yağan kardan dolayı maç çok keyifli değildi, fazla pozisyon olmadı. İlk yarıda Gaziantep’in 10 kişi kalması maçı çok da etkilemedi. Çünkü maç kıran kırana değildi ve zeminden dolayı futbolcular genelde pas yapmaya çalıştılar. İkinci yarıda Nonda’nın kaçırdığı penaltı bizi üzse de Sarp ile güldük.

Soğuk da olsa, maç zevkli olmasa da Ali Sami Yen’de olmak güzeldi. Bu dönem daha çok maça gitmek istiyorum. Umarım gerçekleşir. Kendi yüklediğim videolara aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Hava Durumu İçin Google’a Bağlanıyoruz

22 Ocak 2010 – 04:38

Daha önce denk geldiniz mi bilmiyorum. Matematik işlemi yapan, döviz arattığınızda size direk kurunu bildiren, ölçü birimlerini sunan Google artık hava durumunu da direk karşınıza getiriyor.

Bu aralar İngiltere üzerine yoğunlaştım ve orası hakkında araştırma yapıyorum. Bu ayrı bir yazının konusu (: Hava durumuna bakmak istediğimde bu özelliği gördüm. Bilmiyorum daha önce bir yerde tanıtıldı mı ama ben ilk kez karşılaştım ve şaşırdım. Şöyle ki; Türkçe aramalar için Google’a hava boşluk şehir adı yazıyorsunuz ve karşınıza şu sayfa çıkıyor.

İngilizce sitede ise (google.com) yukarıdaki sonucu size daha arama yaparken sunuyor. Hava durumu arayan biri için gerçekten zaman kazandırıcı bir hareket. Google hayatmıza girmeye ve işlerimizi kolaylaştırmaya devam ediyor.

Kıvanç Tatlıtuğ, Ahmet Kaya’dan Okursa

18 Ocak 2010 – 18:30

Oyuncuların, mankenlerin televizyonda şarkı söylemesi alıştığımız bir durum. Kıvanç Tatlıtuğ herhangi bir şarkıyı söylemiş derlerse bana pek ilginç gelmezdi ama Kıvanç’ın okuduğu Ahmet Kaya’dan ‘Söyle’ olunca ilgimi çekti. Ölümünün ardından ülkemizde Ahmet Kaya şarkıları bir problem olmaktan çıksa da Kıvanç gibi bir oyuncunun bu şarkıyı seçmesi beni gerçekten şaşırttı.

Hazır Ahmet Kaya’dan lafı açmışken yaklaşık bir ay önce bir haftasonu ekinde okuduğum röportaja değinmek istiyorum. Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül töreninde Ahmet Kaya’yı suçlayıp, linç etmeye kalkışanların başında gelen ve aynı dönemde asker kaçağı olan Sertaç Ortaç bir itirafta bulunmuş ve demiş ki : ‘O gün onları yaptığıma pişmanım’. Biraz geç oldu Serdar Ortaç, biraz geç.