Bugün Galatasaray’ımın Gaziantep ile olan maçını izlemek için stada gittim. Dondurucu hava ve yağan kar’a aldırmadan destek vermek için düştük yollara (: Yalnız maç çıkışı aklıma geldi. Bu benim Ali Sami Yen’de izlediğim bu ikinci Galatasaray maçı. İlk maç yine bir Gaziantep maçıydı ve ben bunu maç bittikten sonra anca düşündüm (:
Soğuktan ve yağan kardan dolayı maç çok keyifli değildi, fazla pozisyon olmadı. İlk yarıda Gaziantep’in 10 kişi kalması maçı çok da etkilemedi. Çünkü maç kıran kırana değildi ve zeminden dolayı futbolcular genelde pas yapmaya çalıştılar. İkinci yarıda Nonda’nın kaçırdığı penaltı bizi üzse de Sarp ile güldük.
Soğuk da olsa, maç zevkli olmasa da Ali Sami Yen’de olmak güzeldi. Bu dönem daha çok maça gitmek istiyorum. Umarım gerçekleşir. Kendi yüklediğim videolara aşağıdan ulaşabilirsiniz.
Daha önce denk geldiniz mi bilmiyorum. Matematik işlemi yapan, döviz arattığınızda size direk kurunu bildiren, ölçü birimlerini sunan Google artık hava durumunu da direk karşınıza getiriyor.
Bu aralar İngiltere üzerine yoğunlaştım ve orası hakkında araştırma yapıyorum. Bu ayrı bir yazının konusu (: Hava durumuna bakmak istediğimde bu özelliği gördüm. Bilmiyorum daha önce bir yerde tanıtıldı mı ama ben ilk kez karşılaştım ve şaşırdım. Şöyle ki; Türkçe aramalar için Google’a hava boşluk şehir adı yazıyorsunuz ve karşınıza şu sayfa çıkıyor.
İngilizce sitede ise (google.com) yukarıdaki sonucu size daha arama yaparken sunuyor. Hava durumu arayan biri için gerçekten zaman kazandırıcı bir hareket. Google hayatmıza girmeye ve işlerimizi kolaylaştırmaya devam ediyor.
Oyuncuların, mankenlerin televizyonda şarkı söylemesi alıştığımız bir durum. Kıvanç Tatlıtuğ herhangi bir şarkıyı söylemiş derlerse bana pek ilginç gelmezdi ama Kıvanç’ın okuduğu Ahmet Kaya’dan ‘Söyle’ olunca ilgimi çekti. Ölümünün ardından ülkemizde Ahmet Kaya şarkıları bir problem olmaktan çıksa da Kıvanç gibi bir oyuncunun bu şarkıyı seçmesi beni gerçekten şaşırttı.
Hazır Ahmet Kaya’dan lafı açmışken yaklaşık bir ay önce bir haftasonu ekinde okuduğum röportaja değinmek istiyorum. Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül töreninde Ahmet Kaya’yı suçlayıp, linç etmeye kalkışanların başında gelen ve aynı dönemde asker kaçağı olan Sertaç Ortaç bir itirafta bulunmuş ve demiş ki : ‘O gün onları yaptığıma pişmanım’. Biraz geç oldu Serdar Ortaç, biraz geç.
Dün Taksim’e gittiğimde meydana sahne kuruluyordu, o gün akşamı için yapılan bir sahne olduğunu düşündüm ama eve gelirken gördüğüm afişlerde durumu anladım.
Bugün yani 16 Ocak 2009 Cumartesi günü ‘İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti’ kapsamında çeşitli kutlamalar yapılacak. Kutlamalar çeşitli yerlerde ve farklı biçimde olacak.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti açılış etkinlikleri programı ise şöyle;
Haliç Kongre Merkezi Etkinlikleri
Saat :17.30
Yer :Haliç Kongre Merkezi
Program Akışı
17.30 Açılış Kokteyli
18.30 Açılış konuşmaları
19.00 Yekta Kara yönetmenliğinde özel 16 Ocak Açılış Gösterisi:
“ İstanbul Büyüsü”
Protokol ve diğer davetlilerin iskeleye davet edilmesi
TFF Süper Lig’in medya hakları ihalesi şu anda yapılıyor. Umarım bizim için iyi bir sonuç olur. Sonuçta ihale ne kadar yüksek fiyata alınırsa, maçları evden izleme ücretimiz de aynı pararelde artacak diyebiliriz. Bakalım önümüzdeki sezon neler getirecek. Aşağıdaki fiyatlar bir yıllık fiyatlar ve içinde federasyon payı (%10) gibi bazı bedeller de yok, onlar ekstradan eklenecek.
Şu anda ihale 309.3 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 309.4 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 309.7 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 309.8 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 310.05 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 310.10 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 310.25 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 310.30 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 310.45 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 310.50 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 310.55 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 310.70 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 310.75 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 310.90 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 310.95 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 311 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 312.35 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 312.40 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 312.65 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 313.10 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 315.25 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
Şu anda ihale 315.40 milyon dolar ile Digitürk’te.
Şu anda ihale 321 milyon dolar ile Digitürk’te.
İhaleyi 321 milyol dolar karşılığında Digitürk aldı, hayırlı olsun.
Oscar Wilde‘nin ‘The Ballad of the Eeading Gaol’ adlı eserinin Türkçe halidir bu şiir. Türkçe’ye çeviren ise bir başka şair Özdemir Asaf’tır. Dinleyelim ya da okuyalım bakalım ne demiş Oscar Wilde (Ramiz Dayı‘nın sesiyle).
Kulak verin bu dediklerime,
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle.
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle.
Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlı iken;
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından ellerle.
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.
Kimi yeterince sevmez,
Kimi fazla sever
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan
Çünkü herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez…
Bu şiire bugün ilk kez denk geldim. Kahraman Tazeoğlu yazmış. Şairin adını da ilk kez duydum (: Hoşuma gitti paylaşmak istedim. Kelimelerle oynamayı ve devrik cümle kurmayı seven bir şair gibi duruyor. ‘Adımdan çıkardım aklımı, aklımsız kaldım’ şiirin içinde de geçen bir örnek. Yukarıdan videoyu izleyebilir ya da direk şiiri okuyabilirsiniz.
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi
Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiğiz işte
Ölüme ayarlı saatiz
En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?
Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu
Hangi rüzgârlara sattın da saçlarını
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?
İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım
En fazla içimde ölürsün
Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere
Kim tutuklanmış yalnızlıktan
Gizin içine gizlenen kim
Söyle beni nerene sakladın
Ki şimdi bu kadar sokaktayım
En fazla içimde ölürsün
Karla karışık yağarsın yara Bereme
Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde
Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
Sana borcum olsun
Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde
En fazla içimde ölürsün
Yanağında yanar avucum
Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar
Gırtlağıma kadar aşka batarım
Yeteri yok. Eksiği fazla.
Neyin kaldı eksilenlerden arta
İçeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim
Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
Uğultusuna tutunamadın
Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
Öyle yaşadım gözlerini
Tenimde itiş kakış
Cebimde depremlerin
Esrarlı gece ayinleri
Volkanik şiirler
Usul usul giymedim mi sözlerini
Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
Sensizlik seni anlattı en çok
Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
Söyle saçlarında öldüğüm
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için
Ben yarama çoktan sen bastım
Yaşım kadar gencim
Adın çabuk diye geçti
Ardında aç köpekleri bırakarak
Ezberimden geçtim.
Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
Bildim
Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
Onurlu bir karanlığı seçtik
Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik
Cesurduk çünkü
Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar
Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
Gerisi hiçlik
Gerisi yokluk
Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
Bir hayatın tüm yanılgılarını
Saçlarında çözdüm
Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
Sessizlikte bir dildir
Çoğul susulur
Pusulur
Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın
Yıkık şehrimin izbesi
En fazla içimde ölürsün
En çok
Gözlerime gömülürsün.
Gözlerimi kaparım
Vasiyetimi yazarım
Bu yazıyı yazmamdaki amaç detaylı bir karşılaştırma değil, sadece bağımlılık ve kullanım açısından birkaç bir şey yazmak istedim. Şimdi, Sanalika‘yı ilk kez arkadaşım Hasan oynarken görmüştüm yaklaşık 4-5 ay önce, FarmVille ise benim için son zamanlarda ortaya çıktı (iki uygulamayı da henüz kullanmadım). Hangi daha çok oynanıyor derseniz İngilizce olduğu için FarmVille diyeceğim ama Google’ın açıkladığı arama sonuçları ise çok şaşırtıcı. 2009 yılının en çok arananları açıklayan Google, sanalika aramasını beşinci sırada gösteriyor. Şaşırtıcı değil mi? (: