dur!

05 Ağustos 2010 – 15:09

Gitme dedi kadın
Gitti adam
Aslında giden kadındı
Tek başına kaldı adam.

Uğur Samsa

Neler Yapıyorum?

17 Temmuz 2010 – 18:04

Uzun zamandır kişisel blogla ilgilenmiyorum. Şöyle genel bir yazı yazayım dedim.

Neler yapıyorum?

Öncelikle İstanbul’dan Mersin’e taşındım. Tam anlamıyla taşınma denmez aslında. Ağustos ayında askere gideceğim için tatil yapayım diye geldim. Evet 12 ağustosta birliğime katılacağım. 1 ağustosta sınavım var, bakalım kısa dönem mi gelecek yoksa uzun dönem mi… Ben kısa istediğimi belirttim ama gerisi askeriyeye kaldı :)

Uzun zamandır beklediğim atamam da gerçekleşti. Diyarbakır – Silvan’a sözleşmeli olarak atandım. Ağustos ayında kadrolu için de başvuru yapacağım. O atamada okulum değişebilir de aynı da kalabilir. Şimdilik muamma.

Zamanım Ayvagediği’ndeki yayla evinde geçiyordu, geçen hafta tatil amaçlı Tisan’a gittik ama 2 gün sonra babamın trafik kazası geçirmesi üzerine geri döndük. Şu an durumu iyi çok şükür. Haftaya tekrar yaylada olacağım. Buz gibi bir havası var ve arada yağmur-dolu yağıyor :) Bu aralar bol bol kitap okuyorum. Da Vinci Şifresi, Başucumdaki Müzik son okuduğum kitaplar. Bunlarla ilgili ayrı blog yazıları girmeyi düşünüyorum. Günlerim böyle geçiyor, tarihe not düşeyim dedim :)

2010 Haziran Öğretmen Atamaları

12 Mayıs 2010 – 18:25

MEB 2010 yılının başında Haziran 2010′da 10.000 kadrolu öğretmen ataması yapacağını açıklamıştı. Bugün bu atamalar için kılavuz yayınlandı. İlk yapılan atamada ilk kez sözleşmeli ya da kadrolu olarak atanacaklara verilecekti başvuru hakkı ama şimdi görüyorum ki halihazırda sözleşmeli öğretmen olanlar da kadro için başvurabilecek. Yani MEB yine yapacağını yaptı. Tekel işçilerine destek olacak, atanamayan öğretmenleri de susturmuş oldu. Kandırmadan başka bir şey değil. Zaten sözleşmeli diye bir şey kalmayacak, herkesi kadrolu yapacağız diye açıklamayı 2009 Ağustos’ta yapmıştınız. Sözleşmelileri direk kadroya geçirsenize, daha neyin atamasını yapıyorsunuz!

Ayrıca MEB atama öncesi okullardan hangi öğretmenlere ihtiyaç olduğunu belirlemelerini istiyor. Benim bölümüm Bilişim Teknolojileri en çok ihtiyaç duyulan 3. bölümken, alım sayılarına bakıldığında 13. sırada yer alıyor. Hangi küfürü etsem az kalır sanırım! Bana bu dönemde de atama görünmüyor. Ağustos ayında askere gidiyorum ve dönüşte de İngiltere’ye yerleşmeyi planlıyorum.

Kılavuzu indirmek için tıklayın : 2010 Haziran Öğretmen Atama Kılavuzu

İnternet Sosyalleşiyor

27 Nisan 2010 – 00:56

Aslında internet sosyalleşmiyor, tam olarak ‘facebook’laşıyor’. Facebook duyurduğu bir haberle artık tüm sitelere facebook’a özel olan beğenme (like), hayran ol (fan) butonlarının konulabileceğini açıkladı.

Bugün resimli yemek tarifleri sitemde deneyip, nasıl çalıştığını ya da çalışıp-çalışmadığını kontrol etmek istedim. İşte sonuç : Tarif-i Yemek

Örneğin tekil sayfaya beğen butonu koymak için istediğim bölüme şu kodları ekledim;

<iframe src=”http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=<?php echo urlencode(get_permalink()); ?>&amp;layout=standard&amp;show-faces=false&amp;width=450&amp;height=20&amp;action=like&amp;colorscheme=light” scrolling=”no” frameborder=”0″ allowTransparency=”true” style=”border:none; overflow:hidden; width:450px; height:20px”></iframe>

Ayrıca yan menüye de fanlarımı profil fotoğraflarıyla birlikte ve yayın akışını da onun hemen altına ekledim. Bunun içinse kullandığım kod şu şekilde;

<iframe scrolling=”no” frameborder=”0″ src=”http://www.facebook.com/connect/connect.php?id=117931334892039&amp;connections=3&amp;stream=0&amp;locale=tr_TR” style=”border: none; width: 200px; height: 200px;”></iframe>

<iframe src=”http://www.facebook.com/plugins/activity.php?site=tarifiyemek.com&amp;width=200&amp;height=300&amp;header=false&amp;colorscheme=light&amp;font=arial” scrolling=”no” frameborder=”0″ allowTransparency=”true” style=”border:none; overflow:hidden; width:200px; height:300px”></iframe>

Üst paragraftaki kod fan sayısını ve profil fotolarını, alt kod ise yayın akışını göstermeye yarıyor. Üst bölümde kendi fan sayfanızı görüntülemek için facebook fan sayfanızın id’sini yukarıdaki kodda değiştirmeniz gerekiyor. İd’yi ise fan sayfanızın linkinde bulabilirsiniz.

Alt paragraftaki kodda ise site adresini değiştirmeniz yeterli. Ayrıca koyacağınız yere göre ‘width’ ve ‘height’ kodlarıyla oynama yaparak boyutu da ayarlayabilirsiniz.

Doğrusu : İnisiyatif

14 Nisan 2010 – 18:14

İnisiyatif yanlış yazıma maruz kalan kelimelerden biridir. Daha çok ‘insiyatif’ olarak yazılır ama doğrusu başlıkta da yazıldığı gibi ‘inisiyatif‘ olanıdır.

İnisiyatif anlamları;

  1. Öncecilik, üstünlük.
  2. Karar verme yetkisi.
  3. Gerekli kararları almayı bilen kişinin niteliği.

Bu kurnaz dilenci böylece inisiyatifi göstermelik de olsa eline alıp sağa sola emirler vermeye başladı.”- İ. O. Anar.

Sosuma Dokunma Burger King!

18 Mart 2010 – 20:14

Burger King’in bir süredir soslardan para alması gerek benim gerekse arkadaşlarımın canını sıkmaktaydı. Burger King’in soslardan para almak yerine menü fiyatlarını artırması bile daha mantıklı bir uygulama olabilirdi. Bazı eksikliklikleri aşağıdaki yazıyla birlikte yazmaya çalıştım. Sizler de bizim gibi düşünüyorsanız Facebook grubuna üye olun ve bu uygulamaya bir son verelim.

Facebook sayfası : Sosuma Dokunma Burger King!

Colgate Sensitive Pro-Relief

18 Mart 2010 – 19:22

Colgate’in geçen ay gönderdiği seti yazmak için biraz geç kaldım aslında. Yalnız biraz kullanıp öyle yazmak istemem bunda etkili oldu. Colgate şubat ayında bana aşağıdaki paketi yollamıştı.

Colgate’in yeni ürünü Sensitive Pro-Relief’i tanıtmak amaçlı olan bu ürünler bir süredir kullanıyorum. Aslında dişlerimle çok problem yaşayan birisi değilim. Hassas dişlere sahip insanlar için yararlı bir ürün gibi duruyor. Ayrıca diş fırçasının yumuşaklığı da ürünün amacına uygun kullanılmasını sağlıyor. Colgate’e bu nazik davranışından dolayı teşekkür ediyorum.

Not : Ayrıca bir de Gloria Jean’s kahve kuponu yollamışlar. Kahve de içerim, sağlam dişlere de sahip olurum imajı vermek için sanırım :)

Gerçek Sofralar, Gerçek Muhabbet

15 Mart 2010 – 00:20

2 hafta önce Yeni Rakı’nın blogger’lara özel bir etkinliğine katıldım. Biraz yoğunluktan, biraz da üşengeçlikten bu yazıyı ancak yazabiliyorum :)

Friendfeed üzerinden haberdar olduğum etkinlik için öncelikle blogumuzda ‘Gerçek Sofralar, Gerçek Muhabbet‘ üzerine bir yazı yazmamız gerekiyordu. ‘Yine mi güzeliz, yine mi çiçek‘ yazım bunu karşılıyordu. Yalnız belirtmem gerek ki bu yazıda Yeni Rakı adının geçmesi vs istenmedi. Bu da etkinliği Yeni Rakı’dan çok rakı muhabbetine yoğunlaştırıyordu. Güzel bir tercih yapılmıştı. Yazılar yazıldıktan sonra (ki 108 blogger görüşlerini yazdı) artık etkinlik için hazırlıklar arka planda başlamıştı.

Mekan olarak aşağıdaki fotoğrafta da görebileceğiniz gibi Madam Despina seçildi. Madam Despina geçmişi eskiye dayanan, fasıl için çok iyi, Kurtuluş’ta bir mekan.

Madam Despina’yı daha önceden bilmeyen davetliler için, önceden telefonla aranıp adres bulunamaması durumunda yardımcı olabiliriz denmesi ince düşünülmüş bir olaydı.

Mekana gittiğimizde her şey hazırlanmış, yavaştan muhabbete başlanmıştı. Bir süre sonra gelen Yeni Rakı fasıl ekibi kıvama gelen topluluğu çoşturmaya yetti.

Rakının da iletişimimizi kuvvetlendirmesiyle birlikte çok güzel bir gece geçirdik. Gecenin sonunda evlere servis kaldırılması da düşünülmüş bir başka olaydı.

Ayrıca bloglarımızda yazdığımız yazılar bir kitapta toplanarak, geceye katılan davetlilere hediye edildi. Söz uçar yazı kalır, blog uçar kitap kalır :) Az yamuk çıksam da aşağıdaki fotoğrafta kitabı görebilirsiniz :)

Ayrıca etkinlikten sonra da aranıp geceden memnun kalıp-kalmadığımızın sorulması, eksik gördüğümüz şeyler varsa -ki benim yoktu- belirtmemizin istenmesi hoş bir davranıştı. Tüm bu güzelliklerden sonra Yeni Rakı sosyal medyada ‘yeni’ bir devri başlatmış oldu bence. Kendi adıma teşekkür ediyorum.

Etkinliğin iletişim danışmanı Ercüment’in yazısına ulaşmak için : Bir “Sosyal Medya” Hikayesi…

Gecede çekilen fotoğraflar için : Yeni Rakı gecesi fotoğrafları

Yüreğine Sor

11 Mart 2010 – 03:09

Bugün Cevahir AVM’de ‘Yüreğine Sor’ sinema filminin galasındaydık. Öncelikle galaya davet eden sinema ekolay ekibine teşekkür ediyorum.

Yusuf Kurçenli’nin yönettiği film 19. yüzyılın sonlarında Karadeniz’de yaşanan gayrimüslüman halkın durumunu konu alırken, içerisinde aşkı da barındırıyor. Filmin ana karakteri Esma (Tuba Büyüküstün) ve Mustafa’nın (Kenan Ece) aşkları da bu ana konuya dayandırılarak anlatılmaya çalışılmış. Filmde öne çıkan diğer oyuncular ise şu şekilde; Hakan Eratik, Ayla Algan, Alp Öyken, Şevval Sam, Tomrüs Oğuzalp, Nihat İleri, Hakan Karahan, Cihan Canova.

Yönetmen Yusuf Kurçenli filmi için; ‘Yüreğine Sor içinde yaşamı barındıran, tüm samimiyeti ve doğallığıyla büyük bir engele rağmen yaşanmaya çalışılan tutkulu bir aşk filmi. İnsanlığın büyük derdi ayrımcılık. Ancak tarihi gerçeklerden yola çıkan filmimiz ayrımcılıktan değil aşktan yana. İzleyici saf sevginin tarafını tutmaya çağırıyor.’ açıklamasını yaptı. Ayrıca filmin yapımcısı Nesteren Davutoğlu ise; ‘Bu topraklarda yaşanmış efsane bir aşkı sinemaya aktardık. İnanıyorum ki Yüreğine Sor insan sevgisi ile yoğrulmuş mesajını ve insanlık meseleleri karşısındaki duruşunu Türkiye sınırlarını aşarak, dünyanın her yerindeki sinemaseverlerle paylaşacak.’ dedi.

Filmin görüntü yönetmenliğini Fransız Colin Mounier üstlenirken, filmin müzikleri ise Kalan Müzik çatısı altında yapılmış (Kalan Müzik, Hasan Saltık’ın sahibi olduğu, başka filmlerin de müziği yapmış, Kardeş Türküler ve birçok kaliteli müzik insanını bünyesinde barındıran bir müzik şirketidir).

Kişisel görüşlerime gelecek olursak, düşük tempoda (biraz sıkıcı) başlayan film sonlara doğru yükselişe geçiyor ve etkileyici bir sonla bitiyor. Yalnız son sahnede (ipucu vermemek için sahneyi söylemiyorum) büyük ihtimalle görüntü yönetmeninin izlemediği bir sahne yer alıyor. Buradaki efektler o kadar basit ki hüzünlü bir sahne olmasına rağmen insanın gülesi geliyor. Şu an düşündüğümde bile o sahnenin orada olması filmden uzaklaştırıyor. O sahnenin dışında iyi bir konu seçildiğini düşünüyorum. Aşkla birlikte de fena işlenmemiş. Aşağıda fragmanı izleyebilirsiniz.

Devamını okumak için tıklayın »

Yine Mi Güzeliz Yine Mi Çiçek

13 Şubat 2010 – 13:58

Seninle ilk tanıştığımda henüz 12 yaşımdaydım, ilkokul mezuniyet balomda babamın kadehindeydin ve ben ondan bir yudum almıştım. Gerçek muhabbete o zaman başladım. Tabi sonrasında araya yıllar girdi. Yaşım ilerledi ve beklenen günler geldi.

Şimdi geriye doğru baktığımda gittikçe sanal bir dünyaya kayıyoruz. Tabi bu durumda gerçek dostlarla gerçek ortamları paylaşmanın değeri daha da artıyor. Yanında sen de varsan eğer tadından yenmiyor, ha bir de balık (:

Gerçek sofralarda gerçek arkadaşlarla ettik senin muhabbetini. Biz içtik sen konuşturdun, konuştukça içmeye devam ettik. Şöyle bir baktığımda çok güzel çakırkeyflikler var zihnimin köşelerinde. İzmir’de, İstanbul’da ya da Mersin’de yaşanmış. Hepsi ayrı dostlarla, arkadaşlarla ama hepsinin muhabbetindeki tad birbirine yakın. Sanırım nedeni aynı ağız tadıyla yaşanan muhabbetler.

Şimdi Uğur iyi, hoş, güzel de bunları neden yazıyorsun dersen nedeni basit. Yeni Rakı ‘Gerçek Sofralar, Gerçek Muhabbet’ başlığı altında yazan blogger’larla toplaşıp güzel bir gece yaşatacak bizlere. Eğer sen de yazıyorsan bir yerlerde tıkla yakupabi.com‘a ve öğren detayları. Güzel olacağını tahmin ettiğim gerçek rakı sofrasında tokuştur kadehini, kadehime. İçelim güzelleşelim.

Bu yazının başlığını da minikim Volkan’a ithaf ediyorum. Aynı başlıkta yaz bir yazı sen de Volkan’ım, tekrar birlikte söyleyelim bu şarkıyı Yeni Rakı’nın gecesinde.