Gözyaşı

01 Şubat 2010 – 20:09

Uzak kalma bana bu kadar

Uzak olmasın sevdalılar

Nefesim değil

Nefesin olsun dudaklarımda

Ayaklarım basmasın yere

Sabahlar acıtmasın canımı

Gözyaşlarımın hepsi akmasın

Biriksin biraz geleceğin gün için

Sevinçten aksın birazı

Kalmışsa eğer…

Uğur Samsa

Galatasaray – Gaziantepspor 24 Ocak 2010

25 Ocak 2010 – 01:09

Bugün Galatasaray’ımın Gaziantep ile olan maçını izlemek için stada gittim. Dondurucu hava ve yağan kar’a aldırmadan destek vermek için düştük yollara (: Yalnız maç çıkışı aklıma geldi. Bu benim Ali Sami Yen’de izlediğim bu ikinci Galatasaray maçı. İlk maç yine bir Gaziantep maçıydı ve ben bunu maç bittikten sonra anca düşündüm (:

Soğuktan ve yağan kardan dolayı maç çok keyifli değildi, fazla pozisyon olmadı. İlk yarıda Gaziantep’in 10 kişi kalması maçı çok da etkilemedi. Çünkü maç kıran kırana değildi ve zeminden dolayı futbolcular genelde pas yapmaya çalıştılar. İkinci yarıda Nonda’nın kaçırdığı penaltı bizi üzse de Sarp ile güldük.

Soğuk da olsa, maç zevkli olmasa da Ali Sami Yen’de olmak güzeldi. Bu dönem daha çok maça gitmek istiyorum. Umarım gerçekleşir. Kendi yüklediğim videolara aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Hava Durumu İçin Google’a Bağlanıyoruz

22 Ocak 2010 – 04:38

Daha önce denk geldiniz mi bilmiyorum. Matematik işlemi yapan, döviz arattığınızda size direk kurunu bildiren, ölçü birimlerini sunan Google artık hava durumunu da direk karşınıza getiriyor.

Bu aralar İngiltere üzerine yoğunlaştım ve orası hakkında araştırma yapıyorum. Bu ayrı bir yazının konusu (: Hava durumuna bakmak istediğimde bu özelliği gördüm. Bilmiyorum daha önce bir yerde tanıtıldı mı ama ben ilk kez karşılaştım ve şaşırdım. Şöyle ki; Türkçe aramalar için Google’a hava boşluk şehir adı yazıyorsunuz ve karşınıza şu sayfa çıkıyor.

İngilizce sitede ise (google.com) yukarıdaki sonucu size daha arama yaparken sunuyor. Hava durumu arayan biri için gerçekten zaman kazandırıcı bir hareket. Google hayatmıza girmeye ve işlerimizi kolaylaştırmaya devam ediyor.

Kıvanç Tatlıtuğ, Ahmet Kaya’dan Okursa

18 Ocak 2010 – 18:30

Oyuncuların, mankenlerin televizyonda şarkı söylemesi alıştığımız bir durum. Kıvanç Tatlıtuğ herhangi bir şarkıyı söylemiş derlerse bana pek ilginç gelmezdi ama Kıvanç’ın okuduğu Ahmet Kaya’dan ‘Söyle’ olunca ilgimi çekti. Ölümünün ardından ülkemizde Ahmet Kaya şarkıları bir problem olmaktan çıksa da Kıvanç gibi bir oyuncunun bu şarkıyı seçmesi beni gerçekten şaşırttı.

Hazır Ahmet Kaya’dan lafı açmışken yaklaşık bir ay önce bir haftasonu ekinde okuduğum röportaja değinmek istiyorum. Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül töreninde Ahmet Kaya’yı suçlayıp, linç etmeye kalkışanların başında gelen ve aynı dönemde asker kaçağı olan Sertaç Ortaç bir itirafta bulunmuş ve demiş ki : ‘O gün onları yaptığıma pişmanım’. Biraz geç oldu Serdar Ortaç, biraz geç.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti

16 Ocak 2010 – 14:25

Dün Taksim’e gittiğimde meydana sahne kuruluyordu, o gün akşamı için yapılan bir sahne olduğunu düşündüm ama eve gelirken gördüğüm afişlerde durumu anladım.

Bugün yani 16 Ocak 2009 Cumartesi günü ‘İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti’ kapsamında çeşitli kutlamalar yapılacak. Kutlamalar çeşitli yerlerde ve farklı biçimde olacak.

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti açılış etkinlikleri programı ise şöyle;

Haliç Kongre Merkezi Etkinlikleri

Saat :17.30

Yer :Haliç Kongre Merkezi

Program Akışı

  • 17.30 Açılış Kokteyli
  • 18.30 Açılış konuşmaları
  • 19.00 Yekta Kara yönetmenliğinde özel 16 Ocak Açılış Gösterisi:
  • “ İstanbul Büyüsü”
  • Protokol ve diğer davetlilerin iskeleye davet edilmesi
  • Katılımcı protokolün butona basarak havai fişek şovunu başlatmaları
  • 20.30 Gösterinin sona ermesi

Taksim Meydanı Etkinlikleri

Saat :19.00

Yer :Taksim Meydanı

Sunucu : Ziya Kürküt

Program Akışı

  • 19.30 Kadıköy’de gerçekleşecek Balon Tiyatrosu’nun ekranlardan seyredilmesi ve Dj performansı
  • 20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
  • 20.30 Ateş Tiyatrosu
  • 21.15 Tarkan Konseri
  • 22.20 Kapanış

Kadıköy Meydanı Etkinlikleri

Saat :19.00

Yer :Kadıköy Sahili, İspark Otoparkı

Sunucu :Volkan Severcan

Program Akışı

  • 19.00 Balon Tiyatrosu
  • 20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
  • 20.20 Mor ve Ötesi Konseri
  • 21.20 Kapanış

Pendik Meydanı Etkinlikleri

Saat : 19.00

Yer : Pendik Sahili, İspark Otoparkı

Sunucu :Gülhan Şen

Program Akışı

  • 19.00 Kadıköy’de gerçekleşecek Balon Tiyatrosunun ekranlardan seyredilmesi
  • 20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
  • 20.20 Kıraç Konseri
  • 21.20 Havai fişek gösterisi ve kapanış

Sultanahmet Meydanı Etkinlikleri

Saat : 19.00

Yer : Ayasofya Önü

Sunucu : Hande Kazanova

Program Akışı

  • 19.00 Mehteran Konseri
  • 19.45 DJ Performansı
  • 20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
  • 20.20 Mercan Dede Konseri
  • 21.20 Havai fişek gösterisi ile kapanış

Bağcılar Meydanı Etkinlikleri

Saat :19.00

Yer :Bağcılar Meydanı

Sunucu : Jess Molho

Program Akışı

  • 19.00 Kadıköy’de gerçekleşecek Balon Tiyatrosunun ekranlardan seyredilmesi
  • 20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
  • 20.20 Zara Konseri
  • 21.20 Havai fişek gösterisi ile kapanış

Beylikdüzü Meydanı Etkinlikleri

Saat :19.00

Yer : Beylikdüzü Belediyesi Etkinlik Alanı

Sunucu : Asuman Dabak

Program Akışı

  • 19.00 Kadıköy’de gerçekleşecek Balon Tiyatrosunun ekranlardan seyredilmesi
  • 19.30 Şaman Dans Grubu gösterisi
  • 19.55 DJ Performansı
  • 20.10 Haliç’te gerçekleştirilecek olan havai fişek gösterisinin canlı olarak ekranlardan seyredilmesi
  • 20.20 Nil Karaibrahimgil Konseri
  • 21.20 Havai fişek gösterisi ve kapanış

TFF Süper Lig Yayın Hakları

14 Ocak 2010 – 13:49

TFF Süper Lig’in medya hakları ihalesi şu anda yapılıyor. Umarım bizim için iyi bir sonuç olur. Sonuçta ihale ne kadar yüksek fiyata alınırsa, maçları evden izleme ücretimiz de aynı pararelde artacak diyebiliriz. Bakalım önümüzdeki sezon neler getirecek. Aşağıdaki fiyatlar bir yıllık fiyatlar ve içinde federasyon payı (%10) gibi bazı bedeller de yok, onlar ekstradan eklenecek.

  • Şu anda ihale 309.3 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 309.4 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 309.7 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 309.8 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 310.05 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 310.10 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 310.25 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 310.30 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 310.45 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 310.50 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 310.55 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 310.70 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 310.75 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 310.90 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 310.95 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 311 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 312.35 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 312.40 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 312.65 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 313.10 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 315.25 milyon dolar ile Türk Telekom’da.
  • Şu anda ihale 315.40 milyon dolar ile Digitürk’te.
  • Şu anda ihale 321 milyon dolar ile Digitürk’te.

İhaleyi 321 milyol dolar karşılığında Digitürk aldı, hayırlı olsun.

Oysa Herkes Öldürür Sevdiğini

13 Ocak 2010 – 15:52

Oscar Wilde‘nin ‘The Ballad of the Eeading Gaol’ adlı eserinin Türkçe halidir bu şiir. Türkçe’ye çeviren ise bir başka şair Özdemir Asaf’tır. Dinleyelim ya da okuyalım bakalım ne demiş Oscar Wilde (Ramiz Dayı‘nın sesiyle).

Oysa herkes öldürür sevdiğini

Kulak verin bu dediklerime,
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle.
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle.

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimi yaşlı iken;
Şehvetli ellerle boğar kimi
Kimi altından ellerle.
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi yeterince sevmez,
Kimi fazla sever
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan
Çünkü herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez…

Oscar Wilde

En Fazla İçimde Ölürsün

13 Ocak 2010 – 15:30

Bu şiire bugün ilk kez denk geldim. Kahraman Tazeoğlu yazmış. Şairin adını da ilk kez duydum (: Hoşuma gitti paylaşmak istedim. Kelimelerle oynamayı ve devrik cümle kurmayı seven bir şair gibi duruyor. ‘Adımdan çıkardım aklımı, aklımsız kaldım’ şiirin içinde de geçen bir örnek. Yukarıdan videoyu izleyebilir ya da direk şiiri okuyabilirsiniz.

En fazla içimde ölürsün

En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi

Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiğiz işte
Ölüme ayarlı saatiz

En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?
Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu
Hangi rüzgârlara sattın da saçlarını
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?

İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım

En fazla içimde ölürsün
Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere

Kim tutuklanmış yalnızlıktan
Gizin içine gizlenen kim
Söyle beni nerene sakladın
Ki şimdi bu kadar sokaktayım

En fazla içimde ölürsün
Karla karışık yağarsın yara Bereme
Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde
Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
Sana borcum olsun
Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde

En fazla içimde ölürsün
Yanağında yanar avucum
Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar
Gırtlağıma kadar aşka batarım
Yeteri yok. Eksiği fazla.

Neyin kaldı eksilenlerden arta
İçeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim

Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
Uğultusuna tutunamadın

Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
Öyle yaşadım gözlerini
Tenimde itiş kakış
Cebimde depremlerin
Esrarlı gece ayinleri
Volkanik şiirler
Usul usul giymedim mi sözlerini
Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
Sensizlik seni anlattı en çok
Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
Söyle saçlarında öldüğüm
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?

En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için

Ben yarama çoktan sen bastım
Yaşım kadar gencim
Adın çabuk diye geçti
Ardında aç köpekleri bırakarak
Ezberimden geçtim.
Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
Bildim

Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
Onurlu bir karanlığı seçtik
Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik
Cesurduk çünkü
Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar

Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
Gerisi hiçlik
Gerisi yokluk

Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
Bir hayatın tüm yanılgılarını
Saçlarında çözdüm
Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
Sessizlikte bir dildir
Çoğul susulur
Pusulur
Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın

Yıkık şehrimin izbesi
En fazla içimde ölürsün
En çok
Gözlerime gömülürsün.
Gözlerimi kaparım
Vasiyetimi yazarım

Kahraman Tazeoğlu

Sanalika mı FarmVille mi?

13 Ocak 2010 – 13:58

Bu yazıyı yazmamdaki amaç detaylı bir karşılaştırma değil, sadece bağımlılık ve kullanım açısından birkaç bir şey yazmak istedim. Şimdi, Sanalika‘yı ilk kez arkadaşım Hasan oynarken görmüştüm yaklaşık 4-5 ay önce, FarmVille ise benim için son zamanlarda ortaya çıktı (iki uygulamayı da henüz kullanmadım). Hangi daha çok oynanıyor derseniz İngilizce olduğu için FarmVille diyeceğim ama Google’ın açıkladığı arama sonuçları ise çok şaşırtıcı. 2009 yılının en çok arananları açıklayan Google, sanalika aramasını beşinci sırada gösteriyor. Şaşırtıcı değil mi? (:

Şarap ve Pizza Etkinliği

12 Ocak 2010 – 19:36

Her şey 5 Ocak’ta Alafortanfoni’den Zeynep Hanım’ın gönderdiği mail ile başladı. Zeynep Hanım benden İstanbul’daki bir etkinlik için iletişim bilgilerimi ve blog adresimi istemişti. Bu kadar eğlenceli bir etkinlik olacağını baştan tahmin edemedim (:

Gün, yer ve saatle birlikte, etkinliğin içeriğinin de yer aldığı mailde her şey belli oldu (: Üniversiteden arkadaşım Elif’in de etkinliğe katılacağını öğrendikten sonra beraber gitmeyi de kararlaştırdık. Etkinlik günü Elif, Yasemin ve Mustafa ile Zincirlikuyu’da buluşup Maslak’taki Mutfak Sanatları Akademisi’ne (MSA) gittik. Bloglarım ve hobim gereği daha önce ismini duyduğum MSA’ya ilk gidişimdi. Zeynep Hanım bizi karşıladı ve mutfağa geçtik.

İlk olarak Kayra Şarapları ürün müdürü Ahmet Yüce bizleri şarap hakkında bilgilendirdi. Genel konular şu şekildeydi;

  • Şarap nedir?
  • Dünya’da şarap bölgeleri
  • Üzüm ve başlıca üzüm çeşitleri
  • Şarap çeşitleri
  • Şarap üretimi
  • Degüstasyon
  • Yıllanma
  • Şarap tadımı

Tabi ki bu konular arasında en çok ilgimizi çeken tadım bölümüydü (: Cumartesi şaraplarının 4 çeşidini denedik. Ben en çok beyaz şarabını beğendim.

Normal şartlar altında bu aralar ne kadar Merlot’a taksam da beyaz şarabı daha çok beğenmem ilginç oldu. Bu arada beyaz ile kırmızı şarap arasındaki farkın fermantasyona katılan üzümlerin kabuklu ya da kabuksuz olmasından kaynaklanması ise şaşırtıcı bir diğer noktaydı. Yukarıdaki fotoğrafta elimdeki bardak ise degüstasyon (şarabın kalitesini ölçme işlemi) bardağıymış.

Şarap tadımının ardından pizza ve salata yapımına geçtik. Şefimiz eşliğindeki yönlendirmelerle ve önümüzdeki ekranlara bakarak pizzamızı hazırlamaya başladık. Hamur açarken ben biraz kendimden geçtim (: Fotoğraflara bakın lütfen.

Pizzamızı hazırladıktan sonra salata yapımına geçtik. Salata sosu olarak kekik, elma sirkesi, limon suyu ve sarımsak kullandık ve üzerine de pişmiş soğan ekledik. Kusursuz bir salata olmuştu. Katılımcı arkadaşlarımın çoğu da salatayı beğendi.

Ben bu etkinlikte çok güzel zaman geçirdim ve çok memnun kaldım. Bu imkanı sağlayan Kayra Şarapları’na ve mükemmel bir mutfağa sahip olan MSA’ya teşekkürler. Bu arada MSA’da daha çok zaman geçirmek istiyorum (:

Kayra Şarap Akademisi

MSA

Cumartesi Şarapları