Sevgili okuyucularım blog’umda yazmaya başlayalı henüz bir yıl olmamasına rağmen blog’umu 100′ün üstünde kişi takip etmeye başlamış. Son günlerde takipçi sayım 100′e yaklaşmıştı. Bugün bir baktım 101 olmuş. Gerçekten çok sevindirici bir haber.
Bloga yazacağım yazılarda bundan sonra daha dikkatli olmayı düşünüyorum. Üzerinde daha çok düşünülmüş ve daha çok uğraşılmış, emek harcanmış yazılar yazmak beni daha mutlu edecek. Tüm bunlar göz önüne alındığında Güneşin Tam İçinde 2 olmak istiyorum diyebilirim : ) Tabi bir yandan ziyaretçi sayımı artırmak da istiyorum. Türkiye’deki internetin kullanım amaçlarına bakarak çoğunluğun kaliteli yazı istemediğini görüyorum. Blog’uma gelen çoğu ziyaretçi “msn messenger indir” tarzı aramalarla geliyor. Ama bu tarz yazıları bundan sonra burada göremeyebilirsiniz. Eğer görürseniz onlar da üzerinde uğraşılmış, denenmiş, fikir verici yazılar olur.
Blog’umun bu kadar kısa sürede bana göre çok kişiye ulaşmasını mail ile aboneliğin sitenin üst bölümlerinde ve ziyaretçilerin kolaylıkla ulaşabileceği yerde olmasına bağlıyorum. Umarım bu artış hiç durmadan devam eder. Feedburner sayfasının ekran görüntüsünü de sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yukarıda blog’umun takipçi sayısının gün gün artışını görüyorsunuz. Yukarıdaki istatistiğin ilk başlangıç günü olan 17 ocakta 61 adet takipçim varmış. Yani son 1 ayda takipçi sayısı 40 artmış. Desteklerinizden dolayı hepinize teşekkürler.







Tarih : 16 Şubat 2008, saat : 22:36
1 ayda 40 hee mükemmel. Bu mail olayına ben de mi girsem ne?
Tarih : 16 Şubat 2008, saat : 22:59
Girmek lazım Erdal. Herkes RSS kullanmıyor hatta RSS’i bilmiyor.
Tarih : 17 Şubat 2008, saat : 19:00
Helal Uğur
Devamlı olur umarım 
Tarih : 17 Şubat 2008, saat : 20:21
İnşallah öyle olur. Baksana bugün de 2 kişi artmış sayı
Tarih : 17 Şubat 2008, saat : 20:28
hayırlı olsun Uğur, umarım devamı gelir..
bu arada bu üyeler sadece e-mail abonesi değil, RSS ile abone olanlarda bu sayıya dahil, Erdal ve Uğur’un mesajlarından sadece e-posta abonelerinin sayısı olarak anlaşılabilir, yanlış anlaşılmasın
Tarih : 17 Şubat 2008, saat : 20:41
Hüseyin’e en içten dileklerimle katılıyorum
Yazımda da pek fazla değinmemişim RSS bölümüne. Ama çoğunluk e-posta abonesi. Düzeltmen için teşekkürler Hüseyin.
Tarih : 17 Şubat 2008, saat : 20:44
Bu arada web sitesi sahiplerine bir yazı yazmıştı Hüseyin. Linki burada : http://www.birazkisisel.com/rss-beslemenizin-istatistiklerini-takip-edin/
Tarih : 24 Şubat 2008, saat : 02:31
Selam Uğur, RSS aboneler bir sitenin sürekliliğini sağlayan ana unsurlardan birisi. Diğeri de Google’dan birşeyler arayarak gelen ziyaretçiler. Siteyi sürekli takip eden kişiler zaten ayrı bir okuyucu kitlesi kabul edilmeli.
Bence siten adım ve adım güzelleşip zenginleşiyor. Özellikle eğitimci kimliğin ile çok güzel yazılar çıkaracağını düşünüyorum.
Yani Güneşin Tam İçinde 2 değil. Tam aksine ismiyle cismiyle Uğur Samsa sitesi güzel bir varlık gösteriyor.
Kaliteye özgün içeriğe önem veren sitelerin bir süreçten geçtiği de ortada benim yıllar önce yazdığım makale tarzı ile şimdiki oldukça farklı. İnsan yazarken kendine özgü bir üslup gelişiyor. Bu sitenin kimliği haline geliyor.
Dilerim çok okuyucun ve okuyucularına bol, güzel ve yararlı yazıların olur.
Tarih : 24 Şubat 2008, saat : 23:22
Süleyman hocam yorumunuz için teşekkür ederim. Aslında bu aralar biraz kararsızlık yaşıyorum. Yazımda da bahsettiğim gibi en çok okunan yazılar windows live messenger ile ilgili olan yazılar. Burasını bu şekilde bırakıp ayrı bir blog açmayı düşünüyorum. O blogu tamamen kaliteli yazılara ayırmayı planlıyorum. tabi bu konuda biraz kararsızlık yaşıyorum. Blog sayısını artırıp dağılmak istemiyorum çünkü. Ortada bir yerdeyim :S
Tarih : 6 Mart 2008, saat : 11:53
Tebrikler.. Biraz geç oldu ama
Tarih : 6 Mart 2008, saat : 12:45
Ömer yorumun için teşekkürler. Hoş geldin.
Tarih : 15 Mart 2008, saat : 21:45
Ben hep burdaydım
Tarih : 7 Mayıs 2008, saat : 22:07
Tebrik ederim Uğur.
”Yükseldikçe uçma bilmeyenlere daha kücük görünmemiz kaçınılmazdır” F.N.
Tarih : 7 Mayıs 2008, saat : 22:37
Halil abi yorumunla beni ne kadar mutlu ettin. Nietzsche’nin güzel sözü ise sınıfında geçirdiğim o güzel felsefe dolu saatleri hatırlattı. Sen de hoş geldin.